• +90 312 335 38 18
  • Ankara, TURKEY

Kanser ve Beslenme

Yazı Hakkında

  • Konu :Kanser
  • Yazan :Prof. Dr. Fevzi Altuntaş

Kanser ve Beslenme

Kanser hastalarının %15 ila 40'ında tanı anında kilo kaybı vardır. Tüm kanser hastalarının %40 ila 80'inin hastalık süresince yetersiz besleneceği tahmin edilmektedir. Ayrıca, yetersiz beslenme tedavi sonuçlarını etkileyebilir, yara iyileşmesini geciktirebilir, kas fonksiyonunu kötüleştirebilir ve ameliyat sonrası komplikasyon riskini artırabilir. Aynı zamanda kanser tedavilerine toleransı ve yanıtı bozabilir, bu da hastanede daha uzun süre kalmaya neden olabilir, tedavi kesintileri riskini artırabilir ve hayatta kalma olasılığını azaltabilir.

Hastalığa ek olarak kanser tedavileri ve / veya cerrahisi, hastaların beslenme durumu üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Kemoterapi sırasında hastaların %50'sinden fazlasında iştahsızlık, bulantı, kusma ve mukozit görülür ve radyoterapi ile ilişkili komplikasyonlar da yaygındır. Ayrıca yetersiz beslenmenin cerrahi morbidite ve cerrahi sonrası komplikasyonları artırdığı saptanmıştır.

Kanser hastalarında bakım kalitesini artırabilecek etkili stratejileri tanımlamak için multidisipliner bir yaklaşım hayati önem taşımaktadır. Kılavuzlara göre, beslenme desteği tedaviye yardımcı olmalı ve onkolojide zorunlu olan multidisipliner yaklaşıma dahil edilmelidir. Klinik uygulamada, ağızdan beslenme her zaman öncelikli olmalıdır. Bireyselleştirilmiş diyet danışmanlığından sorumlu bir diyet uzmanına yönlendirme tüm kanser hastalarına önerilmelidir.

Kanser Hastalarında Yetersiz Besin Alımının Yaygın Nedenleri Nelerdir?

• Tümör ve / veya tedavinin bir sonucu olarak tat, koku ve iştah bozulması

• Yutma güçlüğü, ağrı veya gastrointestinal tıkanma

• Erken doyma, bulantı ve kusma

• Ağrı, ağız kuruluğu, ağrılı boğaz

• Ağız içi lezyonlar ve yemek borusu iltihabı (özefajit)

• Radyoterapi / kemoterapiye bağlı mukozit

• Radyoterapi sırasında ve sonrasında akut veya kronik radyasyon enteriti

• Depresyon, anksiyete

Beslenme Önlemlerinde Artış Gerektiren Durumlar

• Cerrahi ve/veya kemoterapi ve/veya radyoterapi nedeniyle 10 günden fazla yetersiz gıda alımı beklenenlerde (gereksinimlerin < %50'si);

• Gıda alımı 1 ila 2 haftadan uzun süre boyunca gereksinimlerin %50'sinden azsa;

• Yetersiz beslenen hastaların kanser tedavileri nedeniyle yeterli miktarda besini uzun süre yiyemeyeceği ve / veya emilim bozukluğu olacağı öngörülüyorsa;

• Tümör kitlesinin kendisi, gastrointestinal yoldan gıda ilerlemesini bozarsa.

Kanser Hastalarında Nütrisyonel Değerlendirme

Nütrisyonel değerlendirme, nütrisyonel risk taraması ile risk altında olarak tanımlanan tüm bireylerde yapılmalı ve nütrisyon tedavisi de dahil olmak üzere diğer faaliyetlerin yanı sıra tanı kararına yönelik bir temel oluşturmalıdır. Besin alımındaki kısıtlamaları içeren bir nütrisyon öyküsü alınmalı ve altta yatan nütrisyonel nedenleri belirlemek, önemli nütrisyonel engelleri tanımlamak ve beslenme ihtiyaçlarını hesaplamak için muayene ve gözlem yapılmalıdır. Hastalar malnütrisyon, kaşeksi ve sarkopeni açısından değerlendirilmelidir.

Malnütrisyon; gıda alımındaki yetersizlik veya düzensiz beslenmenin yol açtığı, vücut kompozisyonunun (yağsız kitlede azalma) ve vücut kitlesinin bozulması sonucu ortaya çıkan fiziksel ve mental fonksiyonların azalması ve hastalığın klinik sonucunun kötüleşmesi olarak tanımlanır. Tek başına kanser, açlık veya ileri yaş veya bunların kombinasyonları sonucu malnütrisyon gelişebilir.

Kaşeksi; altta yatan hastalıklara bağlı gelişen karmaşık bir metabolik sendromdur ve yağ kitlesi kaybının eşlik ettiği veya etmediği kas kitlesi kaybı ile karakterizedir. Kaşeksi sıklıkla katabolik inflamatuvar yanıt ile komplike kanser, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), inflamatuvar barsak hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, kronik böbrek hastalığı gibi son evre organ hastalıkları olan hastalarda görülmektedir. Kanser kaşeksisi, Fearon ve arkadaşları tarafından ya tek başına >%5 kilo kaybı ya da azalmış vücut kitle indeksi olması şeklinde tanımlanmıştır.

Sarkopeni; iskelet kas kitlesinde, gücünde ve fonksiyonunda ilerleyici ve yaygın kayıp ile karakterize olan ve istenmeyen sonuçlar doğuran bir sendromdur.

Kanser Hastalarında Nütrisyonel Bakım Planı

Nütrisyonel bakım planı, hasta odaklı tedavi hedeflerine ulaşmak için hasta ve ona bakım veren kişi ile birlikte çok disiplinli bir ekip tarafından geliştirilmelidir. Nütrisyonel bakım planı aşağıdaki noktalar hakkında bilgi içermelidir:

• Enerji, besin maddesi ve sıvı gereksinimleri

• Ölçülebilir beslenme hedefleri (acil ve uzun vadeli)

• Belirlenmiş nütrisyon tedavisinin uygulanmasına ilişkin talimatlar

• En uygun uygulama yolu ve nütrisyon yöntemi

• Öngörülen tedavi süresi

• İzleme ve değerlendirme parametreleri

• Taburculuk planlaması ve evde eğitim

Tıbbi Nütrisyon Tedavisi

Tıbbi nütrisyon tedavisi oral (ağız yolu) nütrisyon takviyeleri, enteral (barsak yolu) nütrisyon ve parenteral (damar yolu) nütrisyonu kapsayan bir uygulamadır.

Oral Nütrisyon Tedavileri

Oral nütrisyon takviyeleri enerji sağlamak için geliştirilmiş, besin içeriği yoğun solüsyonlardır. İçilmeye hazır sıvılar, kremalar ya da içecek olarak hazırlanabilen ya da içeceklere veya yiyeceklere eklenen toz halindeki takviyelerdir.

Enteral Nütrisyon Tedavileri

Enteral tüple beslenme, ağız boşluğunun distalindeki bağırsak yoluna bir tüp ya da stoma yoluyla yapılan beslenme tedavisidir. Tüp, burundan (nazo-gastrik, nazo-jejunal veya nazo-post-pilorik tüple besleme) ya da endoskopik olarak mide veya jejunuma açılan açılan bir stomadan perkütan endoskopik gastrostomi (PEG), jejunal uzanımlı PEG (PEG-J), perkütan endoskopik jejunostomi (PEJ) yerleştirilir. Tüp cerrahi olarak da yerleştirilebilir (cerrahi gastrostomi veya jejunostomi). Total enteral nütrisyon, belirgin miktarda oral veya parenteral alım olmaksızın tüm besin ihtiyaçlarının bir beslenme tüpü vasıtasıyla sağlandığı durumları tanımlar. Tamamlayıcı enteral tüple beslenme; oral alınan yiyecek ve sıvıların tek başına yetersiz olduğu, hasta için tanımlanan hedefe ulaşılamadığı durumlarda yapılan tüple enteral beslenmedir.

Parenteral Nütrisyon Tedavileri

Parenteral nütrisyon amino asit, glikoz, lipit, elektrolit, vitamin ve eser elementler gibi besin öğelerinin intravenöz yolla verildiği bir beslenme tedavisidir. Parenteral nütrisyon santral venöz yoldan ya da periferik intravenöz bir yol aracılığıyla periferden verilebilir. Total parenteral nütrisyon, hastanın tüm besin gereksinimlerinin (tüm makro ve mikro besinlerin) parenteral nütrisyon ile karşılandığı, intravenöz yol dışında başka bir yoldan beslenmediği durumları tanımlar. Tamamlayıcı parenteral nütrisyon, intravenöz yol dışında herhangi bir yoldan da beslenmenin sağlandığı durumları tanımlar.

Enteral beslenme ve parenteral beslenme arasındaki kararı verirken, tümörün yeri, büyüklüğü, komplikasyonları, tedavi planı, prognoz, hastaların genel fiziksel durumu ve beslenme desteğinin süresi dikkate alınmalıdır. Ağız içi mukozit, yutma güçlüğü ve ishal, radyoterapi ve / veya kemoterapi tedavilerinin sık görülen komplikasyonlarıdır. Özellikle baş boyun, akciğer ve gastrointestinal sistem kanserlerinde radyoterapi sırasında beslenme danışmanlığı önerilir. Gerekli görüldüğünde ağız yolu ile beslenme desteği sağlanmalıdır ve şiddetli mukozit olduğunda damar yolu ile beslenme düşünülmelidir. Diyet danışmanlığı ve oral beslenme desteği kilo kaybını azaltmak için yetersiz olduğunda veya şiddetli mukozit veya baş-boyun veya toraksın tıkayıcı tümörleri varsa, enteral veya parenteral beslenme düşünülmelidir.

Kanserli birçok hasta önerilen protein alımını (1.2-1.5 g/kg/gün) ve hatta sağlıklı bireyler için gerekli miktarı bile (0.8 g/kg/gün) karşılayamaz. Son kılavuzlar, protein dengelemesinde ve kas kütlesinin korunmasında daha yüksek protein alımının pozitif sonuçları nedeniyle, daha yüksek bir protein alımı aralığı (1.2-1.5 g/kg/gün) önermektedir. Kanserde amino asitlerle yapılan müdahaleler, beslenme durumunu optimize etmeyi ve kas kütlesi israfını önlemeyi amaçlayan çalışmalarda test edilmiştir. Bunlar, dallı zincirli amino asitlerle (lösin, izolösin ve valin), p-hidroksi p-metil butirat, karnitin ve kreatin ile takviyeyi içermektedir. Yine de potansiyel faydaları netleştirmek için daha fazla klinik araştırmanın yapılmasına ihtiyaç vardır.

Kanser hastaları oruç tutabilir mi?

Kanser hastalarının ramazan ayında oruç tutmasına yardımcı olabilecek bilimsel bir rehber bulunmamaktadır.

Kanser tedavisini tamamlamış ve genel durumu iyi olan hastalar, kendi istekleri doğrultusunda hekimlerine danışarak oruç tutabilirler.

Tedavisi aktif olarak devam eden kanser hastalarının ise oruç tutmaları önerilmemektedir. Çünkü, kanser tedavisi sürecinde hastaların gıda ve sıvı alımı önemlidir. Tedavi sırasında hastaların bağışıklık dengesi bozulabilir, dengeli beslenme ve yeterli su alımı olmazsa bağışıklık sistemleri olumsuz etkilenebilir. Bazı istenmeyen olumsuz klinik tablolar ile karşılaşılabilir.

Detay için: "Kanser" dosyasına ulaşabilirsiniz

Detay için: "Kanser ve Beslenme" sunumuna ulaşabilirsiniz.

Detay için: "Kanser Hijyen ve İnfeksiyondan Korunma" sunumuna ulaşabilirsiniz.

Detay için: "Kemoterapi Alırken Acilen Hastaneye Başvurmanız Gereken Durumlar" sunumuna ulaşabilirsiniz.

Detay için: "Kemoterapi Yan Etkileri ve Çözümleri" sunumuna ulaşabilirsiniz.

Detay için: "Akademik Kapsamlı Kanser Merkezi:" proje kitapçığına ulaşabilirsiniz.

KAYNAKLAR

1. Ravasco P. Nutrition in Cancer Patients. J Clin Med 2019;8:1211. doi:10.3390/jcm8081211.

2. Thompson KL, Elliott L, Fuchs-Tarlovsky V, Levin RM, Voss AC, Piemonte T. Oncology Evidence-Based Nutrition Practice Guideline for Adults. J Acad Nutr Diet 2017; 117:297-310.

3. Deutz, NE, Safar A, Schutzler S, Memelink R, Ferrando A, Spencer H, Van Helvoort A, Wolfe RR. Muscle protein synthesis in cancer patients can be stimulated with a specially formulated medical food. Clin Nutr 2011; 30:759-768.

4. Cederholma T, Barazzonib R, Austinc P, Ballmerd P, Biolo G, et al. ESPEN’in Klinik Nütrisyonda Tanımlar ve Terminoloji Rehberi.

5. Sobotka L, editor. Basics in clinical nutrition. 4th ed. Galen; 2012.

6. Pirlich M, Schütz T, Kemps M, Luhman N, Minko N, Lübke HJ, et al. Social risk factors for hospital malnutrition. Nutrition 2005;21:295-300.

7. Evans WJ, Morley JE, Argiles J, Bales C, Baracos V, Guttridge D, et al. Cachexia: a new definition. Clin Nutr 2008;27:793-9.

8. Muscaritoli M, Anker SD, Argiles J, Aversa Z, Bauer JM, Biolo G, et al. Consensus definition of sarcopenia, cachexia and pre-cachexia: joint document elaborated by Special Interest Groups (SIG) “cachexia-anorexia in chronic wasting diseases” and “nutrition in geriatrics”. Clin Nutr 2010;29:154-9.

9. Fearon K, Strasser F, Anker SD, Bosaeus I, Bruera E, Fainsinger RL, et al. Definition and classification of cancer cachexia: an international consensus. Lancet Oncol 2011;12:489-95.